Designed by:
Çörek Otu PDF Yazdır e-Posta

Çörekotunun şifa özellikleri yaklaşık üçyüzbin yıldan beri bilinmektedir. Avrupa’da uzun yıllar büyük itibar görmüştür ancak zamanla başka şifalı bitkiler keşfedildikçe itibarı azalmıştır. İslam dininin hakim olduğu toplumlarda ise şifa kaynağı olarak kullanılmasına hemen hiç ara verilmemiştir.

Peygamberimizin ‘Çörekotuna kıymet veriniz zira o ölümden başka her derde şifadır’ diye hadisi mevcuttur. Ortadoğu ülkeleri arasında birçok derdin dermanı olduğu için “Habbat Al Barakah” ya da “Kutsanmış Tohum” olarak bilinir. Binlerce yıldır Ortadoğu, Asya ve Afrika’da kullanıldığı gibi günümüzde Amerika ve Avrupa’da da kullanılmaktadır. Bu şifalı bitkinin içerdiği etken maddeler ve faydaları hakkında yüzlerce araştırma yapılmış yine yüzlerce bilimsel makale yayınlanmıştır.



Çörekotunun birçok değişik cinsi bulunur, sağlığa etkileri de değişiktir. En tanınmışları Türk baharatı olan ‘nigella damescena’dır. Zehirli cinslerinin de olması ilginçtir.

Çörekotunun tarihçesi çok eskilere dayanır. Gerçek çörekotu, Kuzey Afrika ve Batı Asya’dan gelmektedir. Eski çağlardan beri Mısır ve diğer Arap ülkelerinden gelen çörekotu tohumundan çıkarılan yağ kullanılır.Mısır firavunlarınca sıkça kullanılmıştır. Kraliçe Nefertiti’nin vucuduna çörekotu tohumu yağı sürdüğü bilinir. Firavun Tutankamun’un mezarında arkeologlar çörekotu yağı bulmuşlardır ki yazıtlarda bunun öteki hayatta dirildiğinde kullanılması için konulduğuna rastlanır. Mısır’da bugün bile her evde ilaç olarak bulundurulur ve birçok rahatsızlıkta kullanılır. Kadın hastalıkları, iktidarsızlık,şeker hastalığı, ateşlenme, grip ve başağrısı bunlardan bazılarıdır.
Çörekotu gerçek anlamda ortaçağda tanınmaya başlanır. Ünlü doktor ve filozof İbni Sina kitaplarında çörekotunun tesirlerini yazar ve insanlar sonra bu bitkinin iyileştirici gücünü keşfederler. Kuduz, iltihap ve urlarda yüzyıllar boyu kullanılır. Aç karna alındığında parazit ve kurt düşürücü etkisi vardır.

Bugün çörekotunun doğal tıbba kazandırılmasının ise bir tesadüfe bağlı olduğu söylenir. Rivayetlere göre 19. yy başlarında değerli bir at astıma yakalanmış ve sahibi ümitsizlikle doğal bir iyileştirme yöntemi aramaya başlamış. Mısır’lı bir doktorun tavsiyesiyle çörekotu kullanmaya başlamışlar ve at iyileşmiş bu araştırmacıların dikkatini çekmiş ve tüm dünyada ilim adamları çörekotunun içeriğini araştırmaya başlamışlar. Mısır’da atların yemlerine bağışıklıklarını artırmak için yüzyıllardır çörekotu karıştırılmaktyadır. Sadece Mısırda değil Türkiye, Hindistan ve birçok doğu ülkesinde çörekotu yaygın olarak kullanılır.

Bilimsel çalışmalardan ilginç sonuçlar elde edilmiştir. Çörekotu tohumunda doymamış yağ asitleri,linoleik asit, alfa linoleik asit, kafur, alfa pinen, eterli yağlar,saponinler, vitaminler (B1, B2, B6, Folik asit ve niasin), bazı mineraller (demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve selenyum), bazı amino asitler ve birçok eser element bulunur. Doymamış yağ asitleri hormonların yapımına katkıda bulunduklarından sağlıklı bir savunma, hormon ve sinir sistemi için gereklidirler. Gereğinden fazla çalışan savunma hücrelerini durdururlar. Hücre yenilenmesine yardımcı olurlar. Kandaki kolesterolün normale dönmesine yardım ederler, tansiyonu düşürüp damar sertleşmesi ve enfarktüs riskini azaltırlar. Sabahları aç karnına alınan 9-10 adet çörekotu veya bir çay kaşığı çörekotu yağı kolesterolü ve kan şekerini düşürüp kalp damar hastalıklarını önler.

Yaraların iyileşmesine yardımcıdırlar.

Çörekotunun içerdiği eterli yağlar nigellon ve alfa pinendir. Bu maddeler, iltihap ve ağrı giderici ve idrar söktürücüdür. Nigellon, solunum borusunu genişleterek astımda ve bronşitte fayda sağlar.

Araştırmalar, çörekotunun devamlı kullanıldığında kan şekerini düşürdüğünü göstermiştir. Bunun nedeninin içerdiği eterli yağlar olduğu sanılmaktadır.

Bağışıklık sistemini düzenlediği ve alerjiyi durdurduğu kanıtlanmıştır. Astımda ve sinirsel deri hastalıklarında çok faydalıdır. Öğütülmüş tohumları idrar ve adet söktürücüdür Hazımsızlık, bronşit ve hormon bozukluklarında kullanılır. Şişkinliğe, ishale ve kadınlardaki ayhali ağrılarında kullanılır. Anne sütünü artırır. Kramp giderici özelliği vardır. Şeker hastalığında çok önemli iyileştirici etkileri mevcuttur.Çörekotuyağı, saç dökülmesi ve kepekte saça sürülerek uygulanır.
Çörekotunun savunma sistemini düzenlediği binlerce yıldır bilinir. Öyle ki savunma sisteminin az çalışması kadar fazla ve kontrolsüz çalışması da sorun yaratır ve bağışıklık sistemimizin kendi organizmamıza zarar verdiği otoimmün hastalıklar ortaya çıkarlar. Birçok romatizmal hastalık, bazı böbrek hastalıkları, Behçet hastalığı, sedef, vitiligo, şeker hastalığı ve bazı karaciğer hastalıkları otoimmündür. Çörekotu savunma sistemini dengeleyip tekrar gerektiği kadar çalışmasıonı sağlar ve birçok otoimmün hastalıkta fayda sağlar. İnsandaki lenf hücreleri olan akyuvarlardaki kök hücre faliyetlerini ve doğal savaşçı hücre sayısını artırır fve buna bağlı virüs öldürücü etkisi mevcuttur.

Avrupa’da yayınlanan Kanser dergisi ekim 1999 sayısında,fareler üzerinde yapılan bir çalışmada, çörekotundaki thymoquinone adlı etken maddenin mide kanserine etki ettiğine dair bir makale yayınlanmıştır.

Hiçbir yan etkisi bulunmayan bu doğal ilacın Almanya’da tohumu ve yağı saf veya kapsül şeklinde eczanelerde ve baharatçılarda bulunur. ABD ‘de de son yıllarda çörekotuna olan talep çarpıcı şekilde artmıştır.